
İngilizce Çeviriler - 2
My mother to be my wife: Anam Avradım olsun
Come with ball my brother Come with ball: Topla Gel Abicim Topla gel
Chicken translation: Piliç çevirme
Leave the door december: Kapıyı aralık bırak
Where is this waiter who I put: Nerede bu kodumun garsonu!...
Clean family girl: Temiz aile kizi.
Your hand is on the job your eye is on playing: Elin işte gözün oynaşta
Sensitive meat ball: İçli köfte.
Urinate quickly, satan mixes: Acele işe şeytan karışır
There is no saturation to her observations: Onun gözlemelerine doyum olmaz
Man doesn't become from you: Senden adam olmaz
Enter the desk: Sıraya gir
Look my ram, I'm an Anatolian child, If I put, you sit.: Bak koçum, ben Anadolu çocuguyum, bir koyarsam oturursun
Airplane out of the fart, say hi to that sweetheart: Osuruktan teyyare, Selam söyle o yare
Master !!! do something burning-turning in the middle: Usta !!! Ortaya yanardöner bişi yapsana
Exploded egypt has escaped to my bosphorus: Boğazıma patlamış mısır kaçtı
In every job there is a no: Her işte bir hayır vardır
She is such a mother's eye girl: Çok anasının gözü bi kız
A bad egg: itin teki
A bag of nerves// a bundle of nerves: sinir küpü
A bed of roses: güllük gülistanlık
A bee in oneıs bonnet// a one-track mind: fikri sabit,
A bird in a gilded cage: altın kafesteki kuş
A chip off the old block: hık demiş burnundan düşmüş
A close shave// a hairbreadth escape: kıl payı kaçış
A drop in the bucket// a drop in the ocean: devede kulak
A flash in the pan: kuru gürültü
A fat lot: hiç
A gleam of hope: bir ümit ışığı
A green eye: kem göz
A hard nut to crack: çetin ceviz
A horse of another color: tamamen farklı bir konu
A kingıs ransom: büyük para
A matter of life and death: hayat memat meselesi
A matter of course: kaçınılmaz son
A paragon of virtue: fazilet örneği
A piece of cake: çocuk oyuncağı
A pretty penny: dünyanın parası
A ready pen: iyi yazı yazma yeteneği
A riot of color: renk cümbüşü
A rolling stone gathers no moss: yuvarlanan taş yosun tutmaz
A roof over oneıs head: başını sokacak bir yer
A round oath: okkalı küfür
A sly dog: ne yapacağı belli olmayan kimse
A word in your ear: gizli söz
To a turn: tam kararında pişmiş
To hand: el altında
To my surprise: bir baktım kii!!
Be a bad whip: kötü araba kullamak
Be a dead loss: bir boka yaramamak
Be a shot in the arm: ilaç gibi gelmek
Be a whale at: ustası olmak
Be bound hand and foot: eli kolu bağlı olmak
Be bushed: hoşaf gibi olmak
Be caught redhanded: suçüstü yakalanmak
Be cut out for: biçilmiş kaftan olmak
Be down at the heels: üstü başı dökülmek
Be eaten up with: kendi kendini yiyip bitirmek
Be engaged of woolgathering: başında kavak yelleri esmek
Be enough to make a Saint swear: dinden imndan çıkarmak
Be green with envy: aşırı derecede kıskanmak
Be hot under the collar: barut kesilmek
Be hoist with: kendi kazdığı kuyuya düşmek
Be in a tight corner: köşeye sıkışmak
Be in deep water: ayvayı yemek//ya da sanırım yemiş olmak..suyun içinde
olduuna goreJ
Be in sackcloth and ashes: karalar bağlamak
Be like a cat on hot bricks: burnundan solumak
Be made of Money: para babası olmak
Be more royalist than the king: kraldan çok kralcı olmak
Be my guest: tabii, elbette
Be on a cloud nine: ağzı kulaklarında olmak
Be pooped out: turşusu çıkmak
Be putty in smbıs hands: -in elinde oyuncak olmak
Be rolling in Money: para içinde yüzmek
Be struck all of a heap: küçük dilini yutmak
Be under a cloud: şüphe altında olmak
Be up to oneıs eyes in work: başını kaşıyacak vakti olmamak
Be wet behind the ears: ağzı süt kokmak
Be wornt to a shadow: kan ter içinde kalmak
| |